Yeni Türk Ticaret Kanunu Hakkında (4)

YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNDA CEZALAR

Yeni Türk Ticaret Kanununun en önemli özelliklerinden biri ve kanunun daha uygulamaya başlamadan bu kadar çok konuşulmasının nedeni, getirilen cezalar ve özellikle de hapis cezalarıdır. Bu durum, ilgili çevrelerde yoğun tartışma konusu olmuştur. Tartışmaların ana ekseninde işverenlerin ve işveren örgütlerinin “ekonomik suça ekonomik ceza” görüşü yer almaktadır. Ki bu herkesin bakış açısına göre değişen bir durumdur.

Geçmişteki uygulamalar ve iş hayatının ihtiyaçlarını da göz önünde tutarak olaya bakarsak; bu durumun yani hapis cezalarının son derece isabetli olduğu görülür. Bu ifademizden hapis cezalarını savunduğumuz sonucu çıkarılmamalıdır. Bizzat şahsi görüşüm; ekonomik suça ekonomik ceza uygulanması şeklindedir. Ancak 1980’li yıllarla başlayan toplumsal ahlaki çözülme, iş hayatında daha büyük bir tahribata sebep olmuş, köşe dönmeci zihniyet para kazanmak için her yolu mubah saymış, bu durum ekonomik krizlerin de etkisiyle kural tanımayan, kanunları ve kuralları ayak bağı gören anlayışa sahip bir kesim oluşmasına neden olmuştur. Bu ortamda kaybedenler hep dürüst iş adamları olmuştur. İşte bu durumu düzeltebilmek, ekonomik ahlakı ve kanun hâkimiyetini sağlayabilmek için hapis cezalarına ihtiyaç vardır.

Geçmiş tecrübeler göstermiştir ki, ekonomik cezalar bir yolu bulunup hallediliyor ve suçlar cezasız kalıyor. Böyle olunca da dürüst tüccar piyasada tutunamıyor, hırsız, sahtekâr, dolandırıcı ve kötü niyetliler ortalıkta kol geziyor. Yeni TTK ile getirilen müeyyide anlayışının iyileri koruyacağını, kötü niyetlilerin de hak ettikleri karşılığı görmelerini sağlayacağını düşünmekteyiz.

Tabi burada önemli bir husus; yargının yeteri kadar hızlı ve etkin çalışıyor olması, özellikle de bilirkişilik müessesesinin hızla iyileştirilmesine ihtiyaç olduğu ortadadır.

Şimdi Yeni Türk Ticaret kanunu ile hangi fiile hangi ceza öngörülmüş, tablo halince inceleyelim.

Not: Adli para cezasının bir günlük tutarı hâkim tarafından kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınmak suretiyle günlük en az 20 TL en fazla 100 TL olarak belirlenecektir.

II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar

MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:

a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;

1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,

2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,

3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak,

4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,

5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,

6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,

7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,

8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak,

9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak,

10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek,

11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak,

12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler  içeren sözleşme formülleri kullanmak.

b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle,

1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,

2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,

3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,

4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici  kredisi  sözleşmesi yapmış  olan  alıcının  veya  kredi  alan  kişinin,  bu  sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek.

c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle,

1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,

2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,

3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.

d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak; özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine;

1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan veya

2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

Burada belirtilenlerin dışında birçok madde verilen zararlar içinde genel hükümlere göre tazminat ödeneceği belirtilmiştir.

Selami Güngördü

Author: Selami Gungordu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir