<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>toplum &#8211; Mağaradakiler</title>
	<atom:link href="https://www.magaradakiler.com/tag/toplum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.magaradakiler.com</link>
	<description>Hayatın içinden, insana dair, insan için...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Oct 2018 23:42:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>
	<item>
		<title>Değerlerin Yok Oluşu</title>
		<link>https://www.magaradakiler.com/degerlerin-yok-olusu.html</link>
					<comments>https://www.magaradakiler.com/degerlerin-yok-olusu.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Sevimli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2015 21:32:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[cemil meriç]]></category>
		<category><![CDATA[cervantes]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerin yok oluşu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kibir]]></category>
		<category><![CDATA[mavera]]></category>
		<category><![CDATA[nereye gidiyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sombart]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[werner sombart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magaradakiler.com/?p=483</guid>

					<description><![CDATA[Cervantes, Don Kişot’un sürekli kötü kitaplar okumaktan, en sonunda aklını yitirip yollara düştüğünü anlatır. Gencinden yaşlısına azımsanamayacak kadar önemli bir toplum kesimimiz ise, özellikle son yirmi beş yıldır kötü programlar seyretmekten aklımızı yitirmiş gibiyiz. Avrupa ve Amerika’da sanayi devrimiyle birlikte başlayan yaşam tarzı değişimi ve bunu takip eden ahlaki çözülmenin bizdeki yansıması, kitle iletişim araçlarının hayatımızdaki yeriyle orantılı olarak ivme kazandı. Televizyonu, telefonu, interneti doğru kullanamadık. Sisteme enerji, vermek yerine yangına körük tuttuk.  Değişim dedik, özgürlük dedik, her değişim iyi midir? Her yenilik baş tacı mıdır? Özgürlük nedir? Sınırı nerededir? Düşünmedik. Kavramları işimize geldiği gibi yorumladık. Yıkıcı değişimi ve sahte özgürlüğü, toplumsal bir histeri nöbetine tutulmuşçasına benimsedik.]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://www.magaradakiler.com/degerlerin-yok-olusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçimler, Duygusal Aşırılıklar ve Entropi</title>
		<link>https://www.magaradakiler.com/secimler-duygusal-asiriliklar-ve-entropi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Sevimli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jun 2011 23:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli toplum]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[entropi]]></category>
		<category><![CDATA[kitlesel trend]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magaradakiler.com/?p=862</guid>

					<description><![CDATA[Bir seçim dönemini henüz tamamladığımız şu günlerde, sokaklardan zihnimde en çok yer eden; alabildiğine gürültülü, çevreyi kirleten, insan toplum ve çevre sağlığını ihmal eden bir anlayışın öne çıktığı manzara oldu.
Ne yazık ki toplum olarak fazla coşkulu ve gürültülü yaşıyoruz. Bu, belki de sosyonomi* analistlerinin, kitlesel trendin beşinci ve son yükseliş dalgasında gözlenen manik depresif psikozun mani evresi olarak tanımladıkları kitlesel ruh halinin bir göstergesi. Ancak açıklaması her ne olursa olsun, mevcut coşkulu ve gürültülü yaşam tarzımızın sağlıklı bir kitlesel ruh halini yansıtmadığı kuşkusuzdur.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küreselleşme Nedir?</title>
		<link>https://www.magaradakiler.com/kuresellesme-nedir.html</link>
					<comments>https://www.magaradakiler.com/kuresellesme-nedir.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Sevimli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2010 02:22:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[anthony giddens]]></category>
		<category><![CDATA[globalization]]></category>
		<category><![CDATA[globalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[globalleşme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[küreselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[küreselleşme kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[küreselleşme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ulus devlet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magaradakiler.com/?p=675</guid>

					<description><![CDATA[Küreselleşme, etkileri ikinci dünya savaşını takip eden on, on-beş yıl içinde hissedilmeye başlanmış ve günümüzden yaklaşık otuz yıl kadar önce de kavram olarak dünya gündemine girmiş bir olgudur. Bununla beraber; küreselleşme terimi üzerinde, araştırmacılar arasında genel kabul görmüş bir tanımlama yapmak pek de mümkün olmamıştır. Bunun nedeni ise, konuyu ele alan araştırmacıların temelde iki farklı yaklaşıma sahip olmalarıdır. Güvenç bu yaklaşımları şöyle özetler.[1]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://www.magaradakiler.com/kuresellesme-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyayı Kurtaran Adam</title>
		<link>https://www.magaradakiler.com/dunyayi-kurtaran-adam.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Magaradakiler]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 23:15:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[bireyselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[cüneyt arkın]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı kurtaran adam]]></category>
		<category><![CDATA[küreselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[tuncer şengöz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magaradakiler.com/?p=580</guid>

					<description><![CDATA[Giriş cümlelerinden finaline, afişinden bugüne kadar gördüğü olağanüstü ilgiye kadar her yönüyle acayip bir filmdir Dünyayı Kurtaran Adam. 1982 yılında çevrildiğinden beri 24 yıl geçmiş olmasına rağmen hala konuşuluyor, tartışılıyor olması da Yeşilçam için ilginç bir satırbaşı olsa gerek. Bin bir acayiplikle dolu bu filmin herhangi bir sinema değeri taşıyıp taşımadığı konunun uzmanlarının ilgi alanına giriyor. Oysa filmin adından zamanlamasına kadar pek çok unsur, geçmişi, bugünü ve yarını anlamak bakımından bizlere oldukça ilginç ipuçları veriyor.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağlamak İstiyorum Sayın Seyirciler</title>
		<link>https://www.magaradakiler.com/aglamak-istiyorum-sayin-seyirciler.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Magaradakiler]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Nov 2010 01:29:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[futbol bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyonomi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tuncer şengöz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magaradakiler.com/?p=502</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye futbol hastalığına ne zaman ve nasıl tutuldu?
1950′lerden başlayarak yığınlar halinde kentlere hücum eden kitlelere, sadece bir kaç on yıl önce savaşlar ve işgallerle harap olmuş kentlerin verebileceği fazla bir şey yoktu. Milyonlarca insan akın akın gelirken onları tiyatro seyircisi, kütüphane müdavimi, müze ziyaretçisi yapmak kolay değildi. Kent de onlara çamurlu sokak aralarında sigara dumanlarına boğulmuş kahvehaneler ve yırtık ayakkabıları ile top tekmeleyebilecekleri boş arazilerden başka bir şey vermedi. Önce yığıldıkları banliyö semtlerinden utangaç bakışlarla baktı yoksul yığınlar kentin meydanlarına, sahil yollarına, görkemli caddelerine. Sonra bu yığınlar sel oldu kentin kalbine aktı. Acılı yemekleri, yanık türküleri, geleneksel kültürleri ile seller gibi akan yığınlara direnemedi ve birer birer teslim oldular kentler.]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
