islam-sanatlari
Posted in Genel

Rahmet ve Bereket Mevsimi Üç Aylar

Yüce Rabbimizin lütfu ve keremiyle İslam âlemince üç aylar diye bilinen, Recep, Şaban ve Ramazan aylarına kavuşmuş bulunmaktayız. Şüphesiz ki…

Posted in İslâmi Bakış

Allâh’ın Sıfatları

Yüce Rabb’imizi sıfatlarıyla tanır ve biliriz. O’nun sıfatları ise iki kısma ayrılır: Selbî (yaratılmışlarda olmayan ve bulunmayan) sıfatlar. Sübûtî (zâtî…

Posted in İslâmi Bakış

Îmân ve İslâm Hakkında Gerekli Bilgiler

Îmân Ne Demektir? Îmân, sevgili Peygamberimizin yüce Allâh’tan getirmiş ve bizlere iletmiş olduğu şeylerin hepsine, cân-ü gönülden inanmaktır. Îmânın Yâni…

Posted in İslâmi Bakış

Ehl-İ Sünnet ve Cemâat Ne Demektir? Kimlerdir?

Ehl-i Sünnet ve Cemâat demek; sünnet ve cemâat ehli, yâni sünnet ve cemâate bağlı ve ona sâhip çıkanlar demektir. Sünnet,…

Posted in İslâmi Bakış

İbn Teymiyye Hakkında

İbn-i Teymiyye hakkında Leknevî’nin, “İkâmetu’l Hucceh” isimli kitâbının 29. sayfasında özetle: “İbn-i Teymiyye büyük âlimlerdendir. Tâcüddîn Sübki, İbn-ü Seyyidinnâs ve başkaları onu gâyet methetmiştir. Böyle olmakla berâber, ondan bir takım bozuk inançlar da nakledilmektedir. Bu bozuk inançlardan dolayı Yâfiî ve İbn-i Hacer El Mekkî ve daha başkaları tarafından yerilmiş, kınanmış ve tenkîd edilmiş (eleştirilmiş) tir.

İbn-i Teymiyye de bir beşerdir; günâhları ve hatâları vardır. Hatâları husûsunda kişi uyanık olmalı, (ilimdeki) mahâret ve fazlını da (meziyetini de) kabûl etmelidir.” denilmektedir. Bu hususta ne dersiniz?

Posted in İslâmi Bakış

İmâm Eş’arî ve İmâm Mâtürîdî

İsmi ve lakabı: Ali Ebû’l Hasen El Eş’arî’dir.

Doğumu: Yaygın görüşe göre hicrî 260, Basra.

Vefâtı: Yaygın görüşe göre hicrî 324, Bağdat.

İmâm Eş’arî, Peygamberimizin ashâbından olan Ebû Mûsâ El Eş’arî’nin neslindendir. “Ehl-i Sünnet’in imâmı”, Peygamberimizin sünnetinin bayraktârı; “Kelâm âlimlerinin imâmı (lideri)”, “Ehl-i Sünnet i’tikâdının koruyucusu”, “Ehl-i Sünnet Ve Cemâat yolunun şeyhi (Mürşidi)”, ünvanlarıyla anılır.

Posted in İslâmi Bakış

El-İhlâs Sûresi ve Açıklaması

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

*قُلْ هُوَ اَللهُ اَحَدٌ * اَللهُ الصَّمَدُ * لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ

قُلْ هُوَ اَللهُ اَحَدٌ (Ey Peygamber sana “Kendisine ibâdet ettiğin Rabbin; nedir, nasıldır?” diyenlere) “De ki O Allâh, birdir.” (Tek ve eşsizdir.)

Allâh’ın birliği, imâmımız Ebû Hanîfe hazretlerinin de dediği gibi, sayı ile ilgili bir birlik değildir; çünkü sayıdaki bir rakamının yarısı (yarımı) ve parçaları vardır. Dolayısıyla bölünüp katlanabilir. Yüce Allâh’ın zâtı; taş, toprak, insan, melek, cin, rûh, rüzgâr, hava, bulut, buhar, ışık, ışın vs. gibi; duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan ve olmayan, kesîf (yoğun) veyâ latîf bir cisim, bir madde ve bir varlık da değildir; çünkü bu varlıklar, cisimlerden, maddelerden, zerre ve parçalardan oluşmuş, birleştirilmiştir. Bu sebeple bölünüp parçalanabilir, ayrılıp dağılabilir. Rabbimiz ise aslâ bunlara benzemez. Yüce Allâh ise, kesîf veyâ latîf bir cisim olmadığından dolayı, O’nun zâtında bölünüp parçalanma, ayrılıp dağılma söz konusu olamaz; çünkü bu nitelikler yaratılmışlara âit niteliklerdir. Allâh ise, yaratılmışlara âit niteliklerden münezzeh ve yücedir.

Posted in İslâmi Bakış

Gençlere Öğütler

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle
Sevgili Gençler!
1- Bu dünyaya imtihan için geldiğimizi aslâ unutmayın. Nitekim yüce kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen: “Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz.(Allah Teala geçmişi, şimdiki zamanı, gelecekte ne olacağını muhakkakı ezeli ve ebedi olan ilmi ile bilir. Burada, kullar kendi imtihanlarını vermektedir. Yaptıkları amellerin neticelerine göre hesap gününde hesap vereceklerdir. Yani Allah kulları imtihan ediyor dediğimizde anlaşılması gereken budur. Mesela öğretmenler öğrencilerini imtihan ederler. Öğretmen öğrencilerin notlarını ancak sınav bitiminde kâğıtları okuduğunda kimin zayıf kimin iyi not aldığını ancak o zaman anlar. Ama Allah bizleri imtihan ediyor dediğimizde ise bu manada anlaşılmamalıdır. Çünkü Allah kulların ne yapacağını zaten ezeli ilmiyle bilmektedir.) Hepiniz de sonunda (mahşer yerinde, hesap vermek üzere) bize döndürüleceksiniz.” buyurulur. (El-Enbiyâ 35)

Posted in İslâmi Bakış

Vehhâbîlik Nedir?

Müslüman Kardeşim!

Vehhâbîlik bozuk ve sapık bir fırkadır. Onsekizinci yüzyıl ortalarında, Arabistan yarımadasının Necd bölgesinde ortaya çıkmış, Muhammed Bin Abdülvehhâb tarafından kurulmuştur. Bu şahıs İbni Teymiye’ye sâhip çıkmış, onun bozuk fikir ve görüşlerinin yayılmasında başrol oynamıştır. Bu fırkaya bağlı olanlara, Vehhâbîler adı verilir.

Vehhâbîlerin Ehl-i Sünnet’e Karşı Olduğu Belli Başlı Konular:

Posted in İslâmi Bakış

Ehl-i Sünnet Yolu

Yüce Allâh’a sonsuz şükürler, hamdu senâlar olsun ki büyük bir lütufta bulunarak, biz kullarını Mâtürîdî veyâ Eş’arî olmak gibi ulu bir ni’mete nâil eylemiştir.

Şüphesiz ki Eş’arîlik ile Mâtürîdîlik gerek sevgili Peygamberimizin ve gerekse Ashâb-ı Kirâm, Tâbiîn (Ashâb-ı Kirâma tâbi olanlar) ve Tebea-i Tâbiîn (Tâbiîne tâbi olanlar, uyanlar) Efendilerimizin yoludur. Bu yol Cadde-i Kübrâ’dır, ana yoldur, en büyük yoldur.

Bu yol tenzîh yoludur; Yüce Allâh’ı tenzîh edenlerin yoludur, O’nu teşbîh ve tecsîm etmekten, yâni yaratılmışlara benzetmekten ve O’nun cisim olduğuna inanmaktan sakınanların yoludur.