Posted in İslâmi Bakış

Gençlere Öğütler

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle
Sevgili Gençler!
1- Bu dünyaya imtihan için geldiğimizi aslâ unutmayın. Nitekim yüce kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen: “Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz.(Allah Teala geçmişi, şimdiki zamanı, gelecekte ne olacağını muhakkakı ezeli ve ebedi olan ilmi ile bilir. Burada, kullar kendi imtihanlarını vermektedir. Yaptıkları amellerin neticelerine göre hesap gününde hesap vereceklerdir. Yani Allah kulları imtihan ediyor dediğimizde anlaşılması gereken budur. Mesela öğretmenler öğrencilerini imtihan ederler. Öğretmen öğrencilerin notlarını ancak sınav bitiminde kâğıtları okuduğunda kimin zayıf kimin iyi not aldığını ancak o zaman anlar. Ama Allah bizleri imtihan ediyor dediğimizde ise bu manada anlaşılmamalıdır. Çünkü Allah kulların ne yapacağını zaten ezeli ilmiyle bilmektedir.) Hepiniz de sonunda (mahşer yerinde, hesap vermek üzere) bize döndürüleceksiniz.” buyurulur. (El-Enbiyâ 35)

Posted in İslâmi Bakış

Vehhâbîlik Nedir?

Müslüman Kardeşim!

Vehhâbîlik bozuk ve sapık bir fırkadır. Onsekizinci yüzyıl ortalarında, Arabistan yarımadasının Necd bölgesinde ortaya çıkmış, Muhammed Bin Abdülvehhâb tarafından kurulmuştur. Bu şahıs İbni Teymiye’ye sâhip çıkmış, onun bozuk fikir ve görüşlerinin yayılmasında başrol oynamıştır. Bu fırkaya bağlı olanlara, Vehhâbîler adı verilir.

Vehhâbîlerin Ehl-i Sünnet’e Karşı Olduğu Belli Başlı Konular:

Posted in İslâmi Bakış

Ehl-i Sünnet Yolu

Yüce Allâh’a sonsuz şükürler, hamdu senâlar olsun ki büyük bir lütufta bulunarak, biz kullarını Mâtürîdî veyâ Eş’arî olmak gibi ulu bir ni’mete nâil eylemiştir.

Şüphesiz ki Eş’arîlik ile Mâtürîdîlik gerek sevgili Peygamberimizin ve gerekse Ashâb-ı Kirâm, Tâbiîn (Ashâb-ı Kirâma tâbi olanlar) ve Tebea-i Tâbiîn (Tâbiîne tâbi olanlar, uyanlar) Efendilerimizin yoludur. Bu yol Cadde-i Kübrâ’dır, ana yoldur, en büyük yoldur.

Bu yol tenzîh yoludur; Yüce Allâh’ı tenzîh edenlerin yoludur, O’nu teşbîh ve tecsîm etmekten, yâni yaratılmışlara benzetmekten ve O’nun cisim olduğuna inanmaktan sakınanların yoludur.

Posted in İslâmi Bakış

Rabbimizi İyi Bilmeli ve İyi Tanımalıyız

Müslüman Kardeşim!

Rabbini iyi bilmeli ve iyi tanımalısın, çünkü İmâm Gazâlî Hazretlerinin dediği gibi:

لا تَصِحُّ الْعِبَادَةُ إِلاَّ بَعْدَ مَعْرِفَةِ الْمَعْبُودِ “Kişi ma’bûdunu, kendisine ibâdet ettiği ilâhını bilip tanımadıkça, ibâdeti sahîh olmaz.” Bundan dolayıdır ki, Rabbimizi ve O’nun sıfatlarını bilmek ve öğrenmek zorundayız.

Müslüman Kardeşim!

İyi bil ki, Rabbimiz olan Yüce Allâh vardır. Bütün varlıklar O’nun varlığına şâhittir. Nasıl ki bir resim, ressamının; bir nakış, nakkaşının; bir eser, müessirinin (sanatkârının) varlığını gösteriyorsa, tüm yaratılmışlarda, onları yaratan Allâh’ın varlığını gösterir.

Yüce Rabbimiz ezelîdir; varlığının başlangıcı yoktur. Yüce Rabbimiz ebedîdir; varlığının sonu yoktur. Yüce Rabbimiz bir ve tektir; eşi ve benzeri yoktur. Yüce Rabbimiz hiçbir varlığa benzemez. Yüce Rabbimizin varlığı kendindendir. O, ihtiyaçsızdır; aslâ bir şeye, bir varlığa, bir mekâna muhtâc değildir.