Yeni Türk Ticaret Kanunu Hakkında (1)

GENEL DEĞERLENDİRME

Türk ticaret hayatını düzenleyen ve 1956 yılından beri yürürlükte olan 6762 sayılı kanun nihayet değişti, 14 Şubat 2011 tarihli ve 27846 nolu resmi gazetede yayımlandı,  genel olarak 01 Temmuz 2012 tarihinde (bazı maddelerin farklı yürürlük tarihleri* var) yürürlüğe girecek.

Kanunun resmi gazetede yayınlanmasından bugüne kadar hakkında yüzlerce makale, onlarca kitap yazıldı, binlerce toplantı yapıldı. Bu yollarla kanun tanıtıldı, tartışıldı olumlu olumsuz yönleri ortaya çıktı. Kanundaki olumsuzlukların fazla olması nedeniyle son dönemde ertelenmesi, düzeltilmesi gerektiği hususu çokça dile getirilmeye başlandı.

Bu çalışmada, teknik ayrıntılara girmeden (teknik konular serinin takip eden yazılarında incelenecektir) genel bir değerlendirme yapılacak, bu vesile ile ticari ve mali konulardaki önemli başlıklar üzerinde durulacaktır.

1956’dan buyana yürürlükte olan Türk Ticaret Kanunu’nun değişmesi artık bir zorunluluk olmuştu. Aradan geçen yarım asırda hem ulusal ve uluslar arası ticaret, hem de ilgili mevzuat çok değişmişti. Bu duruma ayak uydurmak ve günün gereklerine uygun bir kanun yapmak gerekiyordu. Uzun süren bir inceleme ve hazırlık aşamasından sonra kanun yapıldı, meclisten geçti ve yürürlüğe gireceği günü bekliyor. Bu yasa özellikle iş hayatında bilinenin ötesinde hem olumlu hem de olumsuz anlamda ciddi değişiklikler yapacaktır. Ancak iş dünyasının büyük çoğunluğunun bu devrimsel değişikliğin farkında olmadığı da bir vakıadır.

Basına yansıdığı kadarıyla kanun herhangi bir erteleme olmadan yürürlüğe girecek ve doğabilecek aksaklıklar için sonuçlar gözlenip sonradan düzeltilme yoluna gidilecektir. Bu pek sağlıklı bir uygulama değildir. Geçmiş deneyimler göstermiştir ki, zaman içinde tespit edilecek eksiklik ve aksaklıklar kolay kolay düzeltilemiyor. Aradan yıllar geçiyor, sorunlar birikiyor yeni sorunları doğuruyor, idarenin ve yargının iş yükü artıyor. Neden sonra bir gün düzeltiliyor, fakat geç kalınmış olunuyor.

Oysa bu kanunda ciddi sorunların varlığı aşikârdır ve yürürlük tarihini değiştirmeden belirlenmiş sorunların en azından yarısının düzeltilebilme imkânı vardır. Yürürlük tarihine kadar mevcut sürede çalışmalar devam eder tamamlanınca da kanunda bir değişiklik yapılarak sorunlar önemli ölçüde giderilmiş olur.

Öyle tahmin ediyorum ki bu kanunun felsefesini, kanunu uygulayacak olanların dahi çok azı kavrayabilmiştir. Bu kanunla hedeflenen, ticari hayatta artık kaçınılmaz hale gelmiş olan bir felsefe, bir zihniyet değişikliğini gerçekleştirmektir. İş adamlarının, yöneticilerin, mali müşavirlerin ve daha birçok kesimin bakış açısını değiştirmek, iş yapma yöntemlerini değiştirmektir. Asıl önemli olan da budur.

Türk Ticaret Kanunu, yürürlük tarihinden önce mutlaka düzeltilerek uygulamaya geçilmelidir. Bu aşamada;  ticari hayatı geliştirmek, vergi gelirlerini artırmak, halen adaletsiz olan vergi sistemini düzeltebilmek için yapılabilecek ve genel olarak herkesin üzerinde mutabık olduğu, kolayca alınabilecek tedbirler vardır. Bunları kısa başlıklar olarak şöyle sıralanabilir.

Kamunun Yapması Gerekenler

1-Kayıt dışı ekonomiyle ciddi mücadele edilmelidir. Maliye bu konuda henüz çok az şey yapmıştır, yapabilecekleri çoktur.

i-Bunun için öncelikle KDV oranları düşürülmelidir. %10-12 ideal oranlardır.

ii-Taksitli satış yapan işletmelerin Maliyeye KDV ödemesi de taksitli olmalıdır. Bu tip İşletmeleri tespit etmek çok kolaydır. Bu işlemin alt yapısı da ülkemizde mevcuttur. İşletmeler KDV ödemelerini kredi kartıyla 12 takside kadar ödeyebilirler, bundan da Maliyenin kaybı değil kazancı olur. Daha fazla vergi toplar, işletmeler de rahatlar.

2-Naylon fatura (sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge) düzenleyenler derhal teşhir edilmeli, ondan mal alanlara hemen bilgi verilmeli, bunların fatura düzenlemesi önlenmeli ellerindeki faturalar geri alınmalıdır. Yoksa yıllar sonra bu durum ortaya çıkınca iyi niyetli mükellefler ağır bedeller ödemektedirler. Maliye bu işlemi yapabilecek alt yapıya ve elemana sahiptir. Eksik olan iradedir.

3-Maliye kendisi ve denetim şirketleri aracılığıyla dönem sonları stok sayımı yapmalıdır ve bu işi sürekli yapmalıdır. Unutmamak gerekir ki kayıt dışının belkemiği burasıdır. Bu konuda mali müşavirlere de sorumluluk verilebilir.

4-Geçmişte birçok kez çıkarılan af kanunlarıyla halledilmeye çalışılmış olmasına rağmen halen şirket bilançolarında çokça fiktif hesap vardır bunlar Türk ticaret kanununa konulacak geçici bir madde ile vergisiz olarak düzeltilmelidir, aksi halde birçok bilanço gene gerçeği yansıtmayacaktır.

5-Ortaklar cari hesabı 31.12 2011 tarihi itibariyle geçici bir hesaba aktarılarak dondurulmalı ve zaman içinde kar dağıtımları yolu ile yok edilmelidir. Ve buda vergisiz yapılmalı veya %2 gibi küçük bir stopaj alınarak yapılabilir.

Şirket sahiplerine belli ölçülerde şirketten para çekme yolu açılmalıdır. Bunun yöntemleri vardır aksi halde bu durum kayıt dışılığı teşvik etmekten başka işe yaramaz bunu da zaman gösterecektir. En azında beş yıl gibi bir geçiş süresi konulabilir.

6-Uzun yıllar önce terk edilen servet beyannamesi veya çok konuşulduğu halde yapılamayan herkesi gelir vergisi mükellefi yapma projesi tekrar düşünülmelidir. Bu durum kayıt dışılığı önemli ölçüde önleyebilir.

7-Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu eş zamanlı olarak yeniden yazılmalıdır.

8-Maliye öncelikle kendi personelini eğitmeli ve nitelikli hale getirmelidir. Bu konuda epeyce yol alınmış olmakla beraber daha alınacak çok yol olduğu da unutulmamalıdır.

9-Şirket kuruluş sermayeleri artırılmalı (müşavirlik gibi emeğe dayalı konular ayrı tutulabilir) ve sermayenin en azından yarısı başlangıçta nakit olarak ödenmelidir.

10-Türk Ticaret Kanunu değiştirilirken mutlaka şirketleşmeyi ve kurumsallaşmayı teşvik edici hükümler konmalıdır.

11-Şirket yöneticileri mesleki konularda işverenle eşdeğer biçimde sorumlu tutulmalıdır.

12-Sosyal güvenlik kurumu denetimleri etkinleştirilmeli değişik denetim yöntemleri geliştirilmelidir.

13-Oda, borsa gibi meslek kuruluşları iyi denetlenmeli ve şeffaf hale getirilmelidir. Bu kuruluşlar siyasetin arka bahçesi olmaktan kurtarılmalıdır.  Bu kuruluşların elinde büyük fonlar vardır bunları üyelerinin sorunlarına harcanması sağlanmalı veya bir süre aidat almaları durdurulmalıdır.

14-Dernek ve vakıflar ve bunlara ait iktisadi işletmelerin denetimi daha iyi yapılmalıdır. Buralardaki kaynaklar da genellikle heba olup gitmektedir.

15-Kooperatif veya üretici birlikleri gibi kurumlar etkin biçimde denetlenmeli ve şeffaflaştırılmalıdır.

16-Kargo ve nakliye şirketlerine irsaliyesiz mal sevkinde ağır cezalar getirilmelidir.

 Şirketlerin Yapması Gerekenler

1-Şirketler kendilerini gözden geçirmeli, yeni düzene ayak uydurmanın şart olduğunu anlamalı ve zihniyet değişimi hazırlıklarına şimdiden başlamalıdır.

2-Yola devam etmeye karar verenler belli ölçülerde kurumsallaşmak için para ve zaman harcamaya hemen başlamalıdırlar. Meslek birlikleri bu konuda harekete geçmelidir.

3-Şirketler tüm faaliyetlerini kayıt içine almalılardır. Biliyoruz ki kayıt dışılığın büyük kısmı mevcut şirketlerin faaliyetlerinin bir kısmının kayıt dışı olmasından kaynaklanmaktadır.

4-Şirket sahipleri şirketin parasının kendi paraları olmadığını, ancak yıl sonu elde edilen kârın kendilerine ait olduğunu kesin olarak anlamalıdır. Bu durum kurumsallaşmada önemli bir zihni aşamadır.

5-Şirket sahipleri beraber çalıştıkları kişileri karar alma süreçlerine dâhil etmelidir. Bu da kurumsallaşmada ikinci önemli aşamasıdır.

6-Bu kanunun getirdiği yükleri kaldıramayacak olan şirketlerin hızla şahıs firmasına dönmeleri ve kagıt üstünde faaliyetsiz şirketi olanların da bu durumdaki şirketlerini tasfiye etmelerini tavsiye ederim. Aksi takdirde maliyeti yüksek olacaktır.

 Sistem Düzeltilmediği Takdirde Yaşanabilecek Olumsuzluklar

1-Rüşvet piyasası büyüyecek.

2-İşini becerebilenler kendini kurtaracak, iyi niyetli mükellef hapse girecek veya işi bırakacak, devlete küsecek.

3-Yüz binlerce dosya mahkemelerin önünde birikecek.

4-Geçmişte olduğu gibi sorunlar yıllar sonra çözülecek emek, zaman ve para kaybı yaşanacak fatura vatandaşa kesilecek.

Selami Güngördü

* Bkz. Yeni Türk ticaret Kanunu Hakkında (2)

Not: Serinin ikinci yazısı, “Yol Haritası” alt başlıklı çalışmamız sitemize eklenmiştir.

Author: Selami Gungordu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir